Kayıtlar

Yüzde Yüz Zomato

Ç ok kısa bir süre önce Tamar'ın tavsiyesiyle Zomato'ya üye oldum. Zomato yeme içme mekanlarını keşfetmek, daha önce keşfettiğiniz mekanlar hakkında ise yorum yapmak ve bunları paylaşmak için kurulmuş harikulade bir gurme sitesi. İnceledikçe, içine düştüm. Ben de yorum yazıp yayınlamaya, ve bulunduğum mekanlara puan vermeye başladım. Hiçbir mecrada karşılaşmadığım kadar sıcak, samimi bir ekibe sahipler. Öncelikle güzel bir hoşgeldin maili aldım kendilerinden. Hem de sıradan otomatik bir mesaj değil. Karşımda bloguma sitenin gadgetini aklememi tavsiye eden gerçek bir halkla ilişkiler müdürü vardı.  Şimdi foodie'den big foodie'ye yükselişimi ve İstanbul sıralamasında şu anda 13. sırada yer alışımı şenliklerle kutluyorum. Neden mi? Dün kapımda bir kargo notu buldum. Uğramış fakat beni bulamamışlardı. Bu sabah erkenden kargo ofisine giderek gönderimi aldım. Zarf Zomato'dan tarafıma gönderilmişti. Heyecan sevinç karışık, adeta geç kalmış bir Santa sendromu sardı ben...

Dance For The Love Of Friendship

N e güzel özetledi esas meseleyi mottosunu attırırken videonun sonuna...  Arkadaşlıklardan sık sık dem vuruyorum biliyorum... Ancak uzunca bir süre derin bir uykudan uyanmış gibi hızlı hızlı yazmamın tek sebebi bugün Selin Hamamcıyan. Eski dostum, dostum, arkadaşım, arkadaşlık kavramını bende bir güzel oturtan, yeri gelince kardeşim yeri gelince ayrı diyarlarda kendi maceralarımızı yaşayıp deneyimlerimizi paylaştığımız mektup arkadaşım. Şunu söylemekten hiç çekinmiyorum; Selin'le hem okul, hem yazlık arkadaşı hem de komşuyuz. İki sene öncesine kadar bir sokak arayla oturuyorduk. İki sene önce de aynı sokağa taşındık. "Peki", diyeceksiniz "Nasıl oluyor da aynı sokakta oturup mektup arkadaşı oluyorsunuz?" Olduk biz. Zamane mektupları bizi hep bir arada tuttu. Hayatın kişiye has bir macera olduğunu, onu yaşarken herkesin kendine has bir zamanı olduğunu, bu zaman aylar bile sürse, geçen süreyi bir bardak kahve eşliğinde saatlerce sohbet edip kahkahalar atarak ...

OTORİTE ÖNYARGISI

Resim
Otoritelere karşı neden saygısız davranmalısınız ? İncil'in ilk kitabı büyük otoriteye itaat edilmediğinde neler olduğunu açıkça ortaya koyar: İnsan cennetten kovulur. Küçük otoriteler de bizi buna inandırmaya çalışır; siyaset uzmanları, bilimciler, doktorlar, CEO'lar, ekonomistler, hükümet başkanları, spor yorumcuları, şirket danışmanları ve borsa guruları. Otoritelerin ortaya çıkardığı iki sorun var. Birincisi, genellikle soğuk duş etkisi yapan kâr zarar bilançosu. Bu gezegende yaklaşık bir milyon eğitimli ekonomist var. Peş peşe gelen emlak balonlarının patlamasının Credit Default Swap'ın çökmesi üzerinden büyük bir ekonomi krizine kadar nasıl varacağı şöyle dursun, tek biri bile finans krizinin tam zamanlamasını önceden birebir tahmin edemedi. Şimdiye dek hiçbir uzman grup bu kadar sansasyonel şekilde çuvallamamıştı. Tıptan bir örnek verelim: 1900 yılına kadar hastalandığımızda doktora gitmemek kanıtlanmış şekilde daha iyiydi, çünkü doktor durumumuzu ancak daha kötül...

Düşünelim Bakalım. Hayal Ettiğimiz Şey Gerçekleşebilir De...

Resim
G ünler geçiyor da zaman durmuş gibi mi sanki? Bilemiyorum. Enteresan olaylar baş gösteriyor âdeta. Birkaç güzel haber alıyoruz hemen arkasından tahterevallinin diğer ucuna aynı ağırlıkta başka bir haber biniyor; bir bakmışsın ayağımız yerden kesilmiş. Bazen de tam tersi... Keşke diyorum başka bir hissiyat verse bu oyun. Hep otursak ve karşımıza ayağımızı yerden kesecek bir güzel haber gelse. Eğlensek kahkahalar atsak hep, yere inerken de, yerden yükselirken de. Manik haller de depresif haller de eşit hoşlukta olurdu o zaman. B ugün 31 Mayıs 2013 Cuma. Ay bitti. Hafta bitti. Bahar bitti. Bunun karşılığında haftasonu başlıyor. Yaz başlıyor. Haziran başlıyor. Bunlar hep matematiksel bilgiler. Esas olan bizler için nelerin bittiği ve içsel dünyamızda nelerin başladığı.  A şağıda birbirinden kopuk gibi görünen hikayeler var. Beni tanıyanların çok iyi bildiği gibi ben ne sadece hikayenin kendisini anlatırım ne de sonuyla bitiririm cümlelerimi. O hikayeye gelene kadar başka bir h...

Abbaye De La Paix

Abbaye De La Paix (videoyu izlemek için başlığı tıklayabilirsiniz) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kalbi Girne'deyim. Her köşesi ayrı bir sürpriz olan bu şehrin enerjisinin adını, burayı kaç kez ziyaret etmiş olursanız olun koyamazsınız. Harbour (Liman) videosunda da anlattığım gibi, Beşparmak Dağları'nın zirvelerinden eteklerine, Akdeniz'in ufukla birleştiği uçsuz bucaksız panaromaya bakmaya doyamaz, tarihine ve yapılarına akıl sır erdiremezsiniz. Sizi kucağına alır ve asla bırakmak istemez. Ben de gezmelere doyamadan kendimi hep bir daha gideceğim seferi iple çekmeye başlarken İstanbul'da bulurum. Bir ziyaret daha göz açıp kapayıncaya kadar geçmiştir.  Civarı keşfetmek için en ideal zaman her yılın Ekim - Nisan ayları arasıdır. Yaz aylarının kavurucu sıcakları deniz kenarında vakit geçirmeyi sevenler için bile bunaltıcı olabilir. Tatlı Girne meltemlerinin götürdüğü hemen her yer güzeldir.  Peki benim için "en" güzel neresidir? Limanda yürüyüş...

APPLE PIE

Resim
A rkadaş ve aile sohbetlerinin elbette ki çeşit çeşit tamamlayıcıları var. Çaylar, atıştırmalıklar, börekler, pastalar, turtalar gibi. Hele ki bunların arasında el emeği olanlar bence daha yeri doldurulamayan cinsten. Tamar da bugün Elmalı Turta pişirdi. Yarım saatinizi ayırabileceğiniz bir gününüzde siz de deneyin. Elmayla tarçının damağınızdaki dansı sizi mutlu edecek cinsten olacak. Bende öyle oldu. Apple Pie Hamur İçin Malzemeler: 2,5 su bardağı un 1 çay kaşığı tuz 1 çay kaşığı toz şeker 1 çimdik portakal kabuğu ve limon kabuğu rendesi 1/2 çay kaşığı sıvı vanilya 150 gr. tuzsuz tereyağı 1 tatlı kaşığı kabartma tozu  İç Malzemeler 4 adet elma 1/2 su bardağı kuru üzüm  2 tatlı kaşığı tarçın  1 tatlı kaşığı portakal kabuğu ve limon kabuğu rendesi 3/2 su bardağı toz şeker Hamuru yaparken önce kuru malzemeleri iyice karıştırın. Daha sonra dolaptan çıkardığınız tereyağı ile yoğurun. Yoğurma esnasında 1 bardak kadar suyu yavaş yavaş hamurunuza yediri...

Quiche & Sirtaki

Resim
Kasım'ın sonları. Normalde sıcağı bulduğumuz yerde daha da ısınmak için bir kupa dolusu kahveyle kendimizden geçme anını özel olarak nitelendirmenin bize yetmesine denk gelen günler bugünler. Bu genelin aksine bizim mutfakta ilkbahar havaları esti cumartesi günü. Hem de ne esiş. Tamar'ın özel tarifiyle salamlı milföyler başlangıcı göz kırparken Selin'in seçimi İtalyan rosé blush kollarını açmış kahkaha atıyordu. Natali'nin kadrajından görüntüler anı ölümsüzleştirirken ben bütün bu sinerji çılgınlığının içinde Raffi'nin sıkça dile getirdiği tabiriyle "uydusunu arayan gezegen gibi" hangi şen köşeye koşsam'ların derdine düştüm. Sohbetlerimiz danslarımız çocukça tepinişlerimiz ve gece geç saat olduğu için komşuların gazabından uzak durma çabalarımız bizi tam da levitasyonun sırrını çözme aşamasına getirmişti ki gece bitti. Bir mesajımla organize olup beni böyle bir gecede yanlız bırakmayan dostlarım sabahın ilk ışıklarında evlerine doğru yola çıktıkların...