Kayıtlar

Nalına-Mıhına Detox

Resim
İki ucunda da nahoş kokular var gittiğin yolun, farkındayım yoruldun. Çünkü sen elmaya elma da alma da demesini becerebiliyorsun. Şöyle bir gevşe bakalım önce. Yılbaşında eşe dosta aldığın hediyelerin ilk taksidi geldi di mi? Yaza kadar ödeyeceksin sonra bir tatil organize edeceksin. Altı aylık planın hazır bile. Bahar gelmeden son ayın, Şubatın. Eve kapanıp meditasyon yapmanın, spora başlamanın, dietin ve kitap okumanın tam zamanı. Bahar gelmeden asosyalleşebileceğin, lodosu, yağmuru, karı bahane edebileceğin son ay. Ne duruyorsun, balkona bahçeye çık, arada gelen yalancı baharın kokusunu çek içine, çöllerden taşınan sarı kumlarla kaplanan gökyüzünün tadını çıkar. Tepende ay, perşembe dolunay. Oku bakalım hangi burca düşecek, seni neler bekleyecek.  Mutlu ederken ve durmadan verirken enayi gibi hissetmeden mutlu olabilen nadir insanlardansan sözüm sana değil. Mutlu etmekten bitap düştüysen senin zamanın geldi. Herkesi mutlu edemeyeceğini iyice irdeleyip öğrenmen gereken sensi...

İz Sürerek Yol Bulmak

Resim
Birimizin çokça inşaat sektöründe, diğerimizin de yemek üzerine kurduğu altyapı bir yana, gerçek eğitimine henüz başlamış olmasından olsa gerek, hangi konuyu çok araştırmış olursak olalım, anlatımlarımız ve paylaşımlarımız buralarda kulak ardı edilir. Yaşadığımız toplumda ünvanların pek önem taşımasındandır bu. "Sakalımız yok ki" durumudur, ve bunu sindirerek yola devam etmek gerek. Bunları düşünürken bugün şöyle bir site çıktı karşıma: www.yemeksanatlari.com  Linke tıkladığınızda, bir etkinlik ve bu etkinliğe dair bir video ile karşılaşacaksınız. Nedim Atilla "İstanbul Ermenileri Mutfağı" konulu bu seminere "Taze mi bitti topik" sözleriyle açılış yapmasının hemen ardından, Türkiye'de Ermeni tarihi ve kültürüne geniş bir açıklama veriyor. Garo Halepli ile topikten başlayan bir sohbet eşliğinde video röportajlarla devam ediyor. Garo Halepli gurme oluşunun dışında 8 kuşak boyunca Kapalıçarşı'da gümüşçülük mesleği ile iştigal edişiyle tanıtılıy...

Let Me Be Who I Was Born To Be

Resim
Boş bir kağıt tomarıydı Shakespeare onları Hamlet ile bütünleştirmeden önce. Yine bomboştu sahne oyun sergilenmeden önce. Boş sayfalara yazıldı en ünlü besteler, şiirler... Fikirlerle ve cesaretle ve coşkuyla ve elbette delilikle hayat buldular ustalarının ellerinde.  Biz ve siz'lerle yormayayım seni. Kendimden anlatayım, kalbimden aktarayım bu yazıyı sana. Seninle benim aramda kalsın. Yüreğimdeki koca koca boşluklardan yakındım bütün bir sene. Sonra yeni sene geledururken, bir anda uyandım. Yumuşak geçiş, hafif bir uyanış değildi. Apaçık net bir an. Gereksiz yakınışlarımı, bütün birikimime kulaklarımı tıkadığımı farkettiğimde gördüm. Kaygı, endişe ve korkularla örülü bir birikimi ne kadar arkalara itsem kar etmişim gibi. Gel gör ki, ben içini boşalttıkça anlamların, hepsi tıka basa "ilerleyelim" sesleri yükselen otobüsün içindeki yolcular gibi. Tek fark, "inecek var" diyen yok. Sürekli bir yük alımı, sürekli bir ilerleme hakim. Boşluklar ne kadar kıymetl...

Kimse Ada Değildir Kendinden Müsemma

Resim
Tarçın kokmalı bu aralar haftasonları. Loreena McKennitt dinlenmeli evlerde. Herkes herşeyi çok sevmeli. Enine boyuna derin olmalı mutluluklar. Bitmek bilmeyen 2000'lerin daha çok başlarında olanlarız biz. Eskiler yad edilmeli. ChocolaPita yenmeli bol bol. Çok kahve tüketilmeli dostlarla. Herşey muhabbet bazında olmalı. Manic olunmalı. Her gün son gün gibi yaşanmalı. Ertesi sabaha "yolumuz uzun" diye uyanmak gerek. Daha çok araştırmak gerek bu aralar. Daha çok öğrenmek gerek. Kitap didiklemeli insan bu aralar, huzurlu haftasonları yaşamalı. Huzurun resmini çizmek gerek bu aralar, fotografını çekmek gerek. Vintage tabir edilenlerden edinmek gerek, geçmişten geleceğe köprü olmak adına...  Tasvirler çoğaltılmalı, duygular netleşmeli bu aralar. Ertelemek için çok geç, harekete geçmek gerek bu aralar. Martıları dinlemeli insan, yaz sakinliği çökmeli üzerimize. Evler sıcak olmalı bu aralar. Şükretmek gerek. Sevdiğine sıcak çikolata yapmalı insan, paylaşmalı. Aklında kalanın ...

İki Dakika Yirmi Saniye

Resim
Google Maps'de İstanbul Peru arası kilometre hesabı yapılamıyor. Sebebi bilinmez. Ancak Yma Sumac dinlediğinde insan, bırakın onun doğduğu topraklarda keşfe çıkmayı, dünyanın etrafında koşmak isteyebiliyor.  Cumanın açılışını yapmadık ancak, kapanışını Gopher Mambo'yla yapabiliriz. Ama ondan önce, Yma'yı da şöyle bir tanıyalım. 1922-2008 yılları arasında yaşamış sanatçı dünyada 5 üzeri oktav sesiyle tanınıyor. 1987'de David Letterman'a katıldığında ses aralığının yüksek oluşunun sebebinin And Dağları yükseklerinde doğuşuna, ve daha geniş ciğerlere sahip oluşuna bağlıyor. Bütün dünya ise kendisini "mucize ses" olarak tanıyor.  Buyurunuz şarkıya hep beraber eşlik edelim :) Ben "Hua" kısmını alıyorum.  İstanbul Peru arası 11.000 kilometreden fazla. Ve Yma sayesinde benim için sadece İki dakika yirmi saniye.  Nadin Nerjan 

40° 52.0' 29° 07.0'

Resim
S izleri uğraştırmayalım. Başlıktaki koordinatlar adayı gösteriyor.  Oradan yazmıyoruz, ama istiyoruz.  Bu da bizim dilek.  Aramızda hippopotomonstrosesquippedaliophobia olanlar varmış.  Bu yüzden bugün kısa yazıyoruz. Çok çalıştık.  Çok yorulduk. Hala da çok çalışıyoruz.  Çok yoruluyoruz.  Ancak bu hayal kuramadığımız ve malzeme biriktirmediğimiz anlamına gelmez.  (Korkanlara kısası: Hayal de kuruyoruz, malzeme de biriktiriyoruz.) Yeni ay şerefine hayallerimizin görselleri şu şekil:  Ortalmarınızın duru, hayallerinizin gerçek olduğu bir ay dileriz. Natadinmare team.

Melül Olmaya Niyetim Vardı

Resim
D urduk yere gelmez huzur insana. Bir düşünce, bir şarkı ve bazen de bir resimdir onu bize getiren. Masalsı ortamlara ulaşmak için bazen çabalamak, bazen hedef koymak gerekir. Ama illa ki çalışmak gerekir. Bir gülümsemedir ve mutluluktur aslolan. Herkese göre değişir onun sebebi ve sonucu ama her zaman çaba gerekitirir. Hayal gücünüzü geniş tutmak da işin bir parçası. Ve daha bir dolu etmeni vardır o dingin hali yakalamanın. Eninde sonunda en iyisini hep siz bilirsiniz. Bir başkası sizi neyin mutlu edeceğini bilemez. Şanslıysanız bir yol göstereniniz, zevkinize burun kıvırmayanınız vardır. Sonbaharla ilkbahar arasında gidip gelen ömürken yaşadığımız, ne ilktir ne sondur o baharlar. Yaşam varoldukça hep varlar ve hep olacaklar. Neden ilk neden son denir bilinmez ama onlardır en çok bizi düşüncelere sürükleyen sanki. Hüzün derler en çok yakışan ona, ama görmek isteyen huzuru da görür onda. Sessizlik, sıcak ev, en sevdiğimiz kazaklar, kestane kokusu, gidip gelen bulutlar hep ond...