Büyükada'da Bir Cennet: Paradisos

πρίγκηπος, παράδεισος



Hayatım boyunca sabretmeyi beceremedim. Ancak deneyimler, ve hiç çözemediğim bir kavram olan zaman, bana her zaman sabretmem gerektiğini öğretti. Belki de bunun bir anlamı vardı. Çünkü yeteri kadar sabrettiğimiz zaman, şartlar olgunlaşıyor, doğru insanlarla tanışıyorsunuz, ve doğru zamanda doğru yerde olmayı öğreniyorsunuz. 2012 yazında tanıştığım Herman ve Anna ile de kader bizi tekrar buluşturdu ve adeta "iyi ki sabretmişim" dedirtti. İletişimi hiç kesmediğimiz dünyalar tatlısı, dost canlısı, on parmaklarında on marifet bu dostlarım, çok kısa bir süre önce Büyükada Eskibağ koyunda, Paradisos isimli restoranın açılışına ve hayata geçirilişine imzalarını attılar.
İstanbul'da hayat çok zor ve koşturmacadan nefes alınamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Çok şanslıyım ki 28 Ocak Salı günü Tamar'la birlikte Büyükada Paradisos'a giderek Anna ve Herman'ın misafirperverliği ve melek kanatları altında, bu cennet mekanda gerçekten nefes alabildik.
Hayat, tesadüflerden ibarettir. Tamar'la birlikte dün natadinmare'nin başladığı yerde, Büyükada'da, Aya Yorgi manastırının eteklerinde, kutsal denilebilecek güzellikte bir koyda, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz en keyifli ziyareti ve muhtemelen en güzel çekimi yaptık. Burası bize uğurlu geliyor bu kesin. 
Ada çocukları olarak, etrafımızın denizlerle ve yeşilliklerle çevrili olmasına alışığız. Bugün, bulunduğumuz ortamdan o kadar etkilendik ki, şehir hayatına geri dönüşümüz bir hayli sancılı oldu. Ardımızda bıraktığımız anılar ve Anna ve Herman ile gerçekleştirdiğimiz güzel sohbetimizi videoda izleyebilirsiniz.
Bizim gibi, eğlenmek, dinlenmek, hayata ne için doğduğunuzu keşfetmek, izole olmak, yeryüzüyle bir bütün olduğunuzu hissetmek, güzel ağırlanmak ve güzel yemek yemek isteyen herkesin aklına ilk getireceği cinsten nev-i şahsına münhasır, bambaşka bir yer Paradisos. Yer yüzünde bir cennet ve bence mucizenin ta kendisi. Bu akıllara durgunluk veren mekanın İstanbul'a gemiyle sadece 1 saat uzaklıkta olması ise bence haberlerin en güzeli.
Sevgili Anna Ve Herman'a bizi ardımızda unutulmaz anılarla bıraktıkları için çok teşekkür ediyoruz. Burası, kaçış yapmak için arada bir gidilecek bir yerden ziyade, her fırsatta ziyaret edilecek bir mekan, kısacası. Tamar'la birlikte tek bir kelimeyle özetleriz durumumuzu. "HASTASIYIZ"

Sevgilerimizle
Nadin Nerjan & Tamar Bal

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terk Etti Hatun Ziyaretgâhı

Melül Olmaya Niyetim Vardı

I Am Malala