Kiminiz Düdüktür Öter, Kiminiz Dumandır Tüter

Kıymetini bilemediğimiz için kısa süre sonra elimizde kül olarak kalacak olan değil, harcamaya doyamadığımız için, geçmişten ders alıp geleceğe bakamadığımız için, güzel olana bakmaya bayılıp da onu güzel tutmak için kenetlenmekten aciz olduğumuz için, hepimizin içinde birer kral birer padişah yattığı için, çokça dönemlerden geçip yorgun düştüğü için çoktan neşesini kül rengine çevirdiğimiz İstanbulumuz'a bir bakıp da duygularını dökmek isteyen bir biz değildik, şiire, masala, kağıda, fotografa...

Bir Orhan Veli vardı mesela... Galataya bakıp şöyle diyen;


Dikilir köprü üzerine,
Keyifle seyrederim hepinizi.
Kiminiz kürek çeker, siya siya;
Kiminiz midye çıkarır dubalardan;
Kiminiz dümen tutar mavnalarda;
Kiminiz cimacıdır halat başında
Kiminiz kuştur, uçar, şairane;
Kiminiz balıktır, pırıl pırıl;
Kiminiz vapur, kiminiz şamandıra;
Kiminiz bulut, havalarda;
Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı,
Şıp diye geçer köprünün altından;
Kiminiz düdüktür, öter;
Kiminiz dumandır, tüter;
Ama hepiniz, hepiniz...
Hepiniz geçim derdinde.
Bir ben miyim keyif ehli içinizde?
Bakmayın, gün olur, ben de
Bir şiir söylerim belki sizlere dair;
Elime üç beş kuruş geçer;
Karnım doyar benim de...



Bu blogdaki popüler yayınlar

Terk Etti Hatun Ziyaretgâhı

Melül Olmaya Niyetim Vardı

I Am Malala